Ellerimi Klavyede Bırakıp Geçip Kanepeye Uzanıyorum
Ellerimi klavyede bırakıp geçip kanepeye uzanıyorum.
Yazdıklarımı görmek istediğimden çok emin değilim.
Görmeyeceğim.
Battaniye yorgan içeride, kapı açık bahçeden hafif bir serinlik gelmekte…
Üzerime seni çekiyorum yastığa kafamı iyice yerleştirerek. Ve bir fon müziği arıyor kafamın içindeki müzik kutusu. Senli şarkıları es geçerek.
Romantik miyim?
Bazen ben bile şaşırıyorum ne olduğuma.
Bir inancım yok ki herhangi bir kadına…
Hesaplar içindeyiz. Göstergesi şaşmış sevgilerin. Bir bakış yetmiyor ki artık. Mesajlar,arka arkaya edilen telefonlar ve sürekli aynı şeyleri hatırlatma zorunluluğuna sıkışmış kelimelerimiz. Hayatımız yarışlar içinde. Başkalarının kazançları derdimiz. Minik bir yuva hayalimiz kalmamış. Ulaşamayacağımız köşklerin peşindeyiz. Birini sevsen sevmen yetmiyor. Seversen orada olmaz mısın? E olmuyorsan ya ucuz kahramansın ya salak ya deli ya da anlasana sevmediğini…
Bazen çıkıp gitmek gerek.
Ben sol taraftaki yastığımla küsüm. Perdeyle aram yok çekmiyorum hiç. Hep kapalı. Gün yüzünden uzak odamın bir köşesi… O köşeye senin adını veriyorum. Gün yüzünü görmeni hiç istemiyorum. Kıskanıyorum.
Bir sokak lambasının üzerindeki kuş boku olmak istiyorum. Temizlenmek için ilk yağmuru bekliyorum.
Aldırma bana.
Biraz saçmalıyorum.
Birini sevmeye başlamak onları eşitler derim.
Korkusu olmamalı birleşen kişilerin.
Hayatta hiçbir şeyi yoktur kalpleriyle sevmeyi deneyenlerin. Kalp sevmez atar. Mide kasılır,ince bir sızı çıkar kasıktan ciğer tarafına. Aşk oralarda bir yerde işte… Bana boşuna beyinde deme. Beyni olanın aşk içinde işi ne…
Bizden geçti diyenlerdir ilk ölenler.
Ve inancını yitirenlerdir ölmesi gerekenler.
İnanç dediysem yanlış anlama. Kendine inanç en önemlisi. Aman aldatıldım mı kim kimi nerede düdükledi. Hem düdük ne ki? Bırak ve kasma hayatı. Yaşadığın bir günün yok ki tekrarı? Kendin için yaşamayacaksan sana paspas olmanı öneririm. Kısa bir hayat için ise tuvalet kağıdı olmanı tavsiye ederim.
Annem istemedi diye evlenemeyenler. Anananızı sinemaya götüreyim. Babam kızdı diye şarkı söylemeyenler babanızı kerhanede öldüreyim.
Hiç sordunuz mu kendinize son günlerde ben neyim diye.
Tuvalette bakıp gülün haliniz. Ulan fıstık gibi kadınsın tuvalette sıçmaktasın ve o da kokuyor. Demek farkımız yok.
Çok yıldım her şeyden. Yılmam aslında anlayabilmekten. Sana diyor da kendim yapabiliyor muyum? Ben de oyunu kurallarına göre oynuyorum. Günaydın diyorum gününün aymamasını istediğim dalyarak mal sahibine. E mal, sahibi işte bizim dükkanın. Ben mal değilim demek sahibi olamıyorum hiçbir mekanın…
Kimseye bir şey öğretmemeye karar verdim. Gündüzle geceyi ayırmayanın hayatımda işi ne?
Anlayan anlar anlamayanın koy götüne.
Doldur ağzını küfürle kus öfkeni kime kinlendiysen üzerine..
Ve otur mis gibi yıkanmış çarşafların kokusu eve yayılırken.
De ki
Ben bu temiz kokuyu alabiliyorsam demek içimde de kalmış temiz bir şeyler.
Ve sabahın dördünde aklına gelen ilk kişiyi ara yerinden hoplasın.
Çünkü sen hayattasın…