Huzur (Canım)

Dışında huzur

Etrafında ağaçlar var.

Ama içindeki hüznü kime anlatsın ki

Renkli bir yaşamı örten mezar…

 

Rakı istiyor olmadık saatlerde canım. Canım canıma ne istemesi gerektiğini söylese de özünde etrafta bir canım olmaması da mevzubahis.

Canımın çok açılımı var. Yaşatan ve yaşayan canımla içimden gelerek birine söylediğim CANIM arasında ne kadar da fark var.

Aşkım denildiğinde aşkların bitmeye başladığını kimseye anlatamazken – ne görse isteyen bir canım var. O kadının kaşı, diğerinin gözü. Ya da öyle görünüyorum galiba.

Yaşayamayanlar düşünsün.

Yapabilecekken yapmalı her şeyi.

Mesela bir sevgi bulunca sarılmalı asla bırakmamalı. Sevilmeli gönlünce. Kimin neyi neden sevdiğini yargılamaya hakkı var mı vur gözüne koy götüne gitsin-diyebilmeli.

Kendini saklayanlar, aklından geçeni sonraya saklayanlar ve bir şiir düşününce sabah uyandığında hatırlayacağını sananlar – ölürken pişman olacaklar.

Yaşadığı güzellikleri ellerinde tutamayanlar, daha fazlasını arayıp yalnız kalanlar ve doğru insanı aradığını söyleyip ya herkesin olanlar ya da kendi içine tıkılanlar – siz biraz ötede durun.

Söylenmemiş çok az söz kalmalı çekip giderken. Sıralı değil ki bu bok – kağıtlar sürekli karıştırılıyor ve sana ne zaman sıra geleceğini Azrail bile son dakika öğreniyor.

Cenneti yaşattım ve Cehennemi yaşadım – diyor sahnede ölmek üzere olan oyuncu.

Pembe beyaz bakmayalım hayata. Acılar var sıkıntılar ya da borçlar, alacaklar beklide kin ve intikamlar. E yaşanacak hep bunlar.

Ama bir dost karşısında bir kadeh rakı – akşam oldu gün bitti arkası yarın hayatın…

Sonunda ölüp bir mezarın içinde yalnız kalacaksın…

Bırak sofran hep dolu kalsın…

 

MÜZİK

TANJU OKAN – KADEHİ ŞİŞEYİ KIRARIM BU GÜN