Önce Özetler Ve Narsizm
GÜN DIŞ OYUNCU TEKNOLOJİNİN KENDİSİNE 2000 TL YE ARMAĞAN ETTİĞİ TELEFONUNDAN BİR MAİL ALIP YARDIMCISINI ARAR
NARSİZİM
NARSİST MİYİM?
Önce özetler…
Söze hep şöyle başlarlar. Hayatta en nefret ettiğim şey… Ney mesela? Sayarlar. Hayatta en nefret ettiğim şey yalandır. Al sana bir yalan. E bak sen hayatta en nefret ettiğin şeyi yapıyorsun. Yalandan korkmazsın belki yılandan korktuğun kadar ama sen de yalancısın işte. -Asla. Asla yalan söylemem. İşte bir kuyruklu yalan daha. Pembe yalan diye de bir yalan vardır beyaz yalan da. Yoktur. Yalan yalandır.
Tıpkı ihanetin azı çoğu olmadığı gibi. Fıkradaki kadının kocasına bir cüceyle yakalandığında-ufak ufak bırakıyorum-demesi gibi. Karıcığım sadece bir gecelik ilişkiydi-bir daha olmadı demesi gibi. İkisi de atlatma. İster bir gece.ister düzgün aralıklarla…
Çocuğum o yemeği yemezsen sonra arkandan ağlarlar. Yalan değil mi bu? Ben küçükken de arkamdan ağlayan bir köfte görmedim? E bu yalan değil mi?
Merak etmeyin bir şeyiniz yok kanseri yendiniz. Sana hiç kızgın kırgın değilim. Yeri geldiğinde-Ben de seni seviyorum-gibi yalanlar.
Ve en önemlisi- Her türlü eleştiriye açığım- YALAN
Tiyatro yapan kişi bunu kendi egosu için yapar.
Ve ben tiyatroyu çek seviyorum-der. Evet. Çok seviyoruz tiyatroyu. Oynamayı sahnede olmayı. Alkıştır bizi yaşatan. Kaybedeceğimizi ve bir daha bulamayacağımızı bilsek de-elimizdeyken tadını çıkardığımız. Alkış.
Peki ben narsist miyim.
Evet.
Ben iyi bir oyuncuyum. İyi oyunlar yazarım. Oyunlarımı çok farklı sahneler seyirciyi şaşırtırım. Ama eleştiriye açık değilim. Hoş bizde eleştiri ve eşeklik karıştırıldığından da olabilir bu. Geçen haftalarda-biletleri karaborsa giden MEYHANEDE oyunumuzu sergiledik. Başka bir oyunumuzun yeni başrol oyuncusu ve yanındaki kız arkadaşı oyundan sonra yanımıza geldiler.Bedava gelen seyirciye gıcık olan bir Narsist olarak nezaketimi bozmadım ve kızın da elini sıktım karşılaşınca. -Çok sıkıldım-dedi-şimdi buraya içimden geçen sıfatı yazamayacağım ama hepinizin hakkında ne düşündüğümü anladığı bu hayat kadını kılıklı hanım-Hiç beğenmedim oyununuzu dedi.
Çok şaşırdım. Bana ne-demek geldi içimden. Bir,oyun beğenilmeyecek gibi değil. İki,sana soran mı oldu? Üç para ödesen beğenirdin. Çok kısa afalladım. Bir tokat atsam çok keyif alacaktım. -En son ne zaman seviştiniz? Beş yıl önce mi?-desem anlaşılmayacaktım. Hiç birini yapmadım. -Yıkıldım acaba ne yapsam dedim uzaklaştım. Evet. Ben narsistim. Kimsenin beni sahnede beğenip beğenmemesi umurumda değil. Beğenen sağlar bizimdir. Beğenmeyen bir daha da gelmez zaten. Tek bir orun var ama ya bir gün ben kendimi beğenmezsem? İşte o zaman yenilirim. Sözün özü. Kendini beğenmeyen zaten beğenilmez. Bu yüzdenidir oyuncunun selam verirken mağrur gülümsemesi.
Ve perde…